Seracılık Yapmak İstiyorum Diyenlere (Seracılık Nasıl Yapılır?)

Seracılık Yapmak İstiyorum Diyenlere (Seracılık Nasıl Yapılır?)

Seracılık Yapmak İstiyorum Diyenlere (Seracılık Nasıl Yapılır?)

Bir sera kurmak ve başarıyla idare etmek için bilmeniz gereken her şey bu yazıda. Ne yetiştireceğinizden bitkilerin bakımına, serayı inşa etmekten,  satış ve pazarlama ile ilgili bilgileri aşağıda bulabilirsiniz. Biraz çabayla hem doğaya katkı sağlacak hem de kar getirecek bir sera kurabilirsiniz. Bir sera kurmak şimdiye kadar üstlendiğiniz en tatmin edici girişim olabilir. Üstelik aklınıza gelen her yerde sera kurabilirsiniz; ister bir çiftlikte, ister ufak bir kasabada veya şehrin merkezinde… İşin doğası gereği tohumlarınızın filiz vermesini izlemek, büyütüp fidan haline getirmek ve satılmaya değer olduklarını görmek insana minnet duygusu ve gurur verir. Bu şekilde hem doğaya hem de bütçenize katkı sağlayan bir iş olur. Bitkilere ve topraksız tarım (hidroponik) sebzelerine olan talep yüzde 300 arttı ve bunun yanı sıra her tür fideye çok büyük talep var. Seralarla ilgili geniş çapta bir araştırma yaptık ve buna dayanarak kendi seranızı kurmak için gereken en etkili yöntemleri aşağıda sıraladık.  

Hangi tür bitkiler yetiştireceğinize karar verin

Kendi işinizi kurarken atacağınız ilk adım, yetiştirmek istediğiniz bitki türlerine ve üretim miktarına karar vermek olmalı. Büyük miktarlarda  tek tür sebze ile işe başlamanızı öneririm. Çok sayıda farklı tür içeren mahsüllerle başlarsanız altından kalkamayabilirsiniz. Her tür için farklı sulama ve gölgeleme ekipmanları, gübreleme ve serpinti gereksinimlerini hesaba katamayabilirsiniz. Üstelik farklı bitkileri satışa hazır hale getirmek ve farklı zamanlarda satmak da çok zordur. Her tür için farklı zamanlarda birçok nakliyat yapmanız, onlarca kez satışıyla uğraşmanız gerekecek ve daha yeni başlamışken bu yük size ağır gelebilir. Ayrıca bitkilerin hepsini elden çıkarmak da kolay değil. Tek mahsülde 10.000 bitkiyi kısa sürede üretebilecekken, farklı türden 2000 bitki yetiştirip bu kadar karmaşayla uğraşmaya ne gerek var ki? Kar edebilmek amacıyla hangi bitki türlerini yetiştireceğinize karar verirken kazançlı bitki türlerinin, boyut ve miktarının doğru bir kombinasyonunu da yapmak gerekecek. Bitki yetiştirmek için gereken teknik becerinin ne kadarına sahip olduğunuzu bir değerlendirin. Sonra sizin için kabul edilebilir kaliteyi ve en kazançlı bitkileri belirleyin. Şu maddeleri hesaba katın:
  • 1) Yaklaşık üretim maliyetleri,
  • 2) bitki başına öngörülen satış fiyatı ile bitki başına harcanan giderlerin karşılaştırılması,
  • 3) bitki türlerinin öngörülen kar getirilerinin karşılaştırılması.
Bitki üreticileri fiyat belirlerken rakiplerini baz alırlar. Eğer siz de böyle yapmayı planlıyorsanız hem satış fiyatı hem de üretim maliyetini düşünün. (Fikir vermesi adına ‘’Toptan Satış Listesine’’ gözatın.) Her bitkinin üretim maliyetini bilmek kazanç getiren bitkileri seçerken de işinize yarar. Otlar, bir yıllık bitkiler ve süs bitkileri genelde en çok satan bitkileriniz olacaktır. Bu türlerin hepsi 1989 -1990’da inanılmaz satış rakamlarına ulaştırlar. Tahminimce, önümüzdeki birkaç yıl içinde de yüzde yüzde artmaya devam edecek ve satışlar hiç düşmeyecek.  

Tohum ekimi

Ne yetiştireceğinize karar verdikten sonra sıra tohumları saksı, kutu veya bahçeye ekmeye geliyor. Eğer tecrübesiz bir üreticiyseniz tohumları ilk önce saksıya dikerek başlayın. Yavaş filizlenen tohumlar için en uygunu saksıya ekmektir. Saksıda hızla büyüyen yabani otları görmek ve ayıklamak da daha kolay olur. Filizlenme süresi sıcaklığa, neme ve aldığı oksijen miktarına göre değişir. Gölgelik bir alanda bulundurulan tohum yatağı en ideal ısıyı sunar. Fazla güneş ışığı yeni büyüyen  filizlere zarar verebilir ve hatta öldürebilir. Toprağınızı nemli tutun ve tahliyesini yapın ki oksijen miktarı azalmasın. Hava sirkülasyonu olursa filizlerin çürüme ihtimali de azalır. Tohumların ne kadar derine gömüleceği boyuta göre değişir. Genel kural tohumların çapının üç dört misli kadar derinliğe gömmektir. Eğer tohumlarınız küçükse toprağın yüzeyine serpiştirin ve hafifçe bastırarak yerleştirin. Daha sonra ele alabilecek kadar büyüdüklerinde onları başka bir yere aktarıp tekrar ekin. Bu sayede bitki, kötü hava koşullarına dayanabilecek kadar sağlamlaşır.
 

Sera

seracilik2 Seranın amacı nem oranını yüksek tutup ısıyı kontrol altına alarak bitkilerin daha kısa sürede yetiştirmektr. Ayrıca, özel mahsüller için ideal ışık yoğunluğu ve ısı koşulları yaratılabilir. İşte bu bile farklı bitki türlerinin ihiyacı olan farklı koşulları sağlamaya çalışmaktansa, tek bir  bitkiyi büyük miktarda yetiştirmeye odaklanmak için iyi bir neden. Deneysel hareket etmekten çekinmeyin. İlk yıl içinde, bazı bitkileri bahar, yaz ve sonbaharda satışa sunmak üzere kış sonu yetiştirmeye başlayın. Bitkinin bir bölümünü kışın sert geçen ilk zamanlarında yetiştirmeye başlayın. Bu şekilde seranızı iyice tanır ve zarar etmemek için ısıyı hangi ölçüde tutmanız gerektiğini öğrenirsiniz. Seranız iyi tasarlanmış çiftkutuplu bir yapıda olursa  tek katmanlı cam/  fiberglas bir seraya göre yüzde elli daha az ısıtma enerjisine ihtiyaç duyar. Çiftkutuplu sera 1-4 yıl boyunca kullanılabilirken tek katmanlı seranın yalnızca altı aylık ömrü olur. Çift kutuplu plastik kaplamalı ve düşük maliyetli yeni nesil seralar  daha pahalı olan cam, akrilik ve polikarbonat panelli seralara oranla çok daha az yatırım gerektirir.  

Maksimum ışık aktarımı

Bitkilerin ihtiyacı olan güneş ışığını sağlayabilmek için önceden planlı hareket etmeniz gerek. Seranızın, karanlık ve bulutlu geçen kış günlerinde bile en yüksek seviyede ışık geçirmesi gerekir. Elbette yılın diğer zamanlarında bitkilerin hasar görmemesi için çok fazla ışığa da maruz bırakılmaması gerek, özellikle de havalandırma sistemi çok iyi değilse. En yüksek ışık aktarımı yüzde 90-93 seviyesinde tek katman cam kaplama ile sağlanır. Buna karşın cam gereğince çerçevelendiğinde en iyi tasarlanmış sera ile yüzde yetmişten fazla ışık geçirmez. Ayrıca kablolar, ısıtma boruları gibi engeller yüzünden bitkinin üzerinde hissedilen ışık yüzde 60-70 seviyesini geçmez. Diğer seçeneğiniz çift kutuplu kaplama, yapılandırılmış akrilik veya polikarbonat paneller olabilir. Usulünce çerçeveleme yapılırsa tek camlı kaplamanın sağladığı ışık aktarımı aynı seviyede elde edilebilir. Bitkilerin gölge ihtiyacınızı belirleyebilmek için bir ışık ölçer alın ki doğru dereceleri size versin. Bu tarz aletlerin çoğunda kolayca anlaşılabilen kulanıcı talimatları yer alır. Işık ölçeri okurken güneş ışığından uzaklaştırıp, seranın en karanlık yerinde okuyun. (Doğrudan ışığa maruz kalırsa veya yansımalar ışık ölçere gelirse, verdiği değerler değişebilir.) Seranın üzerini kapyalacak şekilde gölgelikler uygulanabilir veya seranın içinde sarmaşık parmaklıklarıyla bir düzen kurularak bitkilerinize gelen ışığın miktarı dengelenebilir. Gölgelik filesi metrekare başına 10 kuruş civarında bi rakam tutar ve ömrü yaklaşık olarak on yıldır. Gölgeleme dereceleri yüzde on ile yüzde yüz arası değişir. Örneğin, ben yüksek kalitedeki süs bitkileri için yüzde 65-73 arasını tavsiye ederim. İnsanların çoğu, sıcak yaz günleri için yüzde 73 tercih eder. Serin geçen sonbahar ve kış ayları içn ise yüzde 55 tercih ederler. Yeterince gölgelendirme yapılmazsa bitkiler güneşten yanıp kuruyabilir. Gölgelendirme bitkilerin kuruması önler. Ne kadar gölgelendirme yapacağınız, yetiştirdiğiniz bitkilerin türüne göre değişir. Birçok çiçek ve sebze türü yazın hafif bir gölgelendirme ister ama diğer mevsimlerde gölgeye gerek olmaz.
Gölgelendirmeyi boyama ile yapmak da bir seçenek. Beyaz gölgelendirme bileşimleri seranın dış katmanına uygulanır ve yağmur yağdığında saydamlaşırken , güneşli günlerde gölge yapmaya devam eder. Piyasa bulabileceğiniz birçok kaliteli boya türü mevcut.  

Çevresel Denetim

Çevresel şartların denetim altında tutulmasının seranız için önemini asla azımsamayın. Temiz hava sirkülasyonu bitkileriniz için hava ve su kadar gereklidir. Hem saksıda yetişen bitkiler için hem de topraksız tarım için ısı kontrolüne dikkat etmelisiniz. Isı genel olarak hep 21-24 derecede kalmalı, nem oranı ise yüzde elli seviyelerinde olmalıdır. Eğer bu seviyeleri düzenli bir şekilde koruyabilirseniz bitkileriniz çok daha hızlı büyür, renkleri daha canlı ve kalitesi çok daha iyi olur. İklimsel koşullar iyice denetim altına alındığında (iklim düzenleyici bilgisayar kullanırsanız işi büyütürken çok faydası olur), çift katmanlı serada yapılan üretim, fibercam veya tek katmanlı seraya göre daha iyi sonuç verir.  

Karbondioksit gübrelemesi

Her bitki yetiştiricisinin bildiği gibi üstün kalitede ve sağlıklı bitkiler yetiştirmek için karbondioksit çok gereklidir. Dışardan hava akımının gelmediği ve seranın aylarca kapalı kaldığı sonbahar ve kış boyunca, karbondioksit seviyelerini normalin üstünde tutarak yüksek verim elde edebilirsiniz. Normal atmosfer derişimi 250-350 pm arasındayken; bu seviyeyi 1200-1500’e kadar yükseltmek bitkilerdeki büyümeyi yüzde 30 oranında arttırır. Ama unutmayın; diğer gerekli koşullar sağlanmadığında tek başına yeterli değildir.  

Sulama

Bitkilere yeteri kadar nitelikli su verin. Eğer fazla kururlarsa büyümeleri durur. Bunu engellemek için yıl boyunca birkaç kez suyunuzun kalitesini kirlilik seviyesini kontrol ettirin. Bir kavanoza doldurduğunuz suyu yerel işletmelerde test ettirebilirsiniz. Sabahın erken saatlerinde saksıların göz kararı olarak 5-6 santim dibindeki toprağın nemliliğine bakın. Saksının içindeki bütün toprak nemli olana kadar sulayın ve her on günde bir suda çözülebilen gübre koyun. Torakların içine turba yapan yosun karıştırmak toprağın nem tutma kapasitesini arttırarak daha istikrarlı nem oranları sağlar.  

Yayılma

Eğer yetiştirdiğiniz bitkilere tohumdan başlıyorsanız filizlenmeye başladıktan sonra mutlaka onları toprak dolu kaba veya tarlaya nakledin. Yayılmanın bu ilk aşaması farklı nem ve ısı gereksinimleri doğurur. Eğer aşılama yapıyorsanız kök salmaya elverişli bir ortam sağlayın. Tercih edilen üreme yöntemleri, satın alma veya varolan bitkilerden keserek aşılamadır. Aşılama yöntemiyle verimli yetişen bitkiler salatalık, domates, sarmaşık, üzüm asması, süs bitkileri, çiçekler ve diğer sebzelerdir. Kesik yerlerin kök vermesi için hormon tozu ve nem düzenleyici olarak anti transpirant sprey sıkılmasını önerebilirim.
 

Sisleme

Sprey veya sisleme artık bahçıvanlar ve yeni başlayanlar tarafından, yumuşak ağaçların aşılamalarında köklenme için kullanılan bir teknik. Sislemenin amacı yaprakların üzerinde ince bir tabaka nem oluşturarak terlemeyi azaltmaktır. Böylece gerçek kökler oluşana kadar aşılanmış bitki sağlam kalır. Daha sonra aşılanmış bitkiler doğrudan ışığa ve havaya maruz bırakılabilir çünkü nem oranı bitkiyi hasardan koruyabilecek kadar yüksektir. Sisleme ayrıca köklenmeyi de hızlandırır, zor köklenen türlere yardımcı olur, bitkiye zarar vermesine fırsat tanımadan bütün mantar sporlarını yıkar. Bu işlem bitkileri sürekli nemli tutarken, sulama miktarını minimumda tutmak dikkat etmeniz gereken bir noktadır. Haddinden fazla su, gübredeki mineralleri de alıp götüreceğinden bitkiler besinsiz kalabilir. Dahası, fazla sulama aşılanmış bitkilere doğrudan zarar verebilir, bu yüzden hafif bir nem vermek için püskürtücü yeterlidir. Spreyleri kontrol etmenin iki yolu var. Her üç,beş ve yedi dakikada bir spreyleme yapmak üzere kurulabilen elektrikli zamanlayıcılı mekanizmalar bulunuyor. Bu mekanizmaların tek problemi hava koşulları değişse bile sisleme sıklığının  aynı kalmasıdır.  Zamanlayıcı her beş dakikada bir spreylemek üzere kurulsa, kapalı havada bitkiyi su basar ama güneşli ve güzel bir havada nem oranı yetersiz kalır. İkinci spreyleme sisteminde ise ‘’elektronik yaprak’’ adı verilen bir sensör bulunuyor.Bu bir şalter ve sarmal bobin valfi ile beraber kullanılır. Bu yapay yaprak aşılanmış bitkilerin arasına yerleştirilir ve gerçek bitkiler ne oranda su kaybediyorsa o da tamamen aynı oranda kurur. Elektronik yaprak belli bir kuruluk seviyesine geldiğinde sistem aktif olur ve spreyleme başlar. Elektronik yaprak yeterince nem aldığında ise yine sistem uyarılarak su kesilir.  

Satış ve Pazarlama

Bitki yetiştirme safhalarını geçtiğimize göre artık işe koyulma vakti geldi. Atacağınız adımları ana hatlarıyla yazıya dökün. Potansiyel alıcılarla görüşmek, dönemsel bitkiler yetiştirmek, reklam, satın alınacak kasalar ve alet edevat, sevkiyatları ayarlamak vesaire… Bazı insanlar satış işini tamamen bir komisyoncuya teslim eder ve işin teknik boyutuna odaklanır. Bazıları ise bir kamyon dolusu sevkiyat ayapabilecek kadar büyük satışları bağlamaktan hoşlanır ve her şeyi kendi gayretiyle yapar. Eğer bu seçenek size daha cazip geliyorsa işletme ve sorun çözme becerilerinizi geliştirmenizi tavsiye ederim.  

Doğru pazarı belirlemek

Eski günlerdeki gibi bitkileri geleneksel bir toptan satışçıya yollayıp satılmasını beklemek tarih oldu. Pazar segmentlerini iyi gözlemleyip satış yerinizi belirlemek tamamen  size kalmış. Olası seçenekler;  yerel pazarlar, manavlar ve market zincirleri olabilir. Her birinin kendine has yöntemleri vardır.  

Meslek sırları

Btiki işlerindeki en önemli kural şudur: Tamamen içinize sinmeyen hiçbir şeyi satmayın. Yalnızca en kaliteli, sağlıklı ve fiyatıyla dengeli olan ürünlerinizi satışa çıkarın. Yetiştirdiğiniz bitkilerle gurur duyun. Bu işi yalnızca para kazanmak üzere yapmıyorsunuz, tabiat anaya da hizmet ediyorsunuz. Toptan satış yapanların kullandığı en önemli iletişim aracı telefondur. Bizzat bulunamadığınız yerlerle iletişime geçin. Hatta bazen telefonla konuşmak, oraya gitmekten daha avantajlı bile olabilir. Onların hayalinde oluşturmak istediğiniz imajı, dış görünüşünüze dikkat etmeden de verebilirsiniz. Müşteriye ciddiyetsiz görünme endişesi taşımadan taşlanmış veya eski püskü bir kot giyebilirsiniz. Ayrıca araştırmalar gösteriyor ki; zor mizaçlı müşteriler telefonla görüşerek daha kolay idare edilebiliyor.Yüz yüzeyken sormaktan çekinebileceğiniz bazı soruları da açıkça sorabilirsiniz. Ayrıca bana göre potansiyel müşteriler, onların karşısında otururken sizi çok daha fazla eleştirebiliyor. Telefonda böyle bir imkan çok daha sınırlı. Telefonda bile olsanız, bir satışçı olarak diğer bitki yetiştiricelerinden ayrılarak fark yaratmanız önemlidir. Günlük konuşma tarzınız nasılsa aynı dille konuşun. Ufak tefek hataların üstünde durulmaz. Böylece çok daha samimi ve hakiki bir izlenim bırakırsınız. Karşınızdaki de rahatlar. Belki ‘Ne var ne yok?’, ‘Nasılsınız?’ kadar saygılı değil ama fırsat bulunca resmiyeti elden bırakmak müşteriyi de rahatlatır. Bir telefon görüşmesi için en uygun süre 4 dakikadır. Alelacele davranmayın veya aşırı gevşek olmayın. Gittiğiniz her yere yanınızda birkaç numune de götürün. Müşteriyle olan görüşmeniz iptal olsa bile mutlaka yanınıza alın. Bazen alıcıların planlarında beklenmeyen değişiklikler olur ve görüşmeyi başka bir zamana ertelemek gerekebilir. Böyle durumlarda eğer uzak yoldan geldiyseniz sekreterlere durumu anlatın ve hazır numuneler yanınızdayken bunlara göz atabilecek başka birinin olup olmadığını öğrenin.  

Ambalaj ve etiketleme

Ürünlerinizi komisyoncuya satacaksanız ambalaj ve paketlemeye gerek olmayabilir ancak kar marjınızı artırmak için bunu profesyonel olarak yapabilirsiniz. Öncelikle, bitkilerinizi göndermeden evvel normal koşullardan yüzde elli daha fazla gölge olan bir yere koyup iki gün orada bırakın. Sevkiyattan iki üç gün önce , satılan bitkileri temiz suyla güzelce yıkayın. Kutuları ambalajladıktan sonra serin ve kuru yerde tutun. Bitkilerin kapalı kutuda kaç gün dayanabildiklerini de bilmelisiniz. Bitkileri paketlemeden önce her seferinde nasıl göründüklerini kontrol edin. Bitkinin üzerindeki toz ve kirleri silin.  

Teslimat

Satışı yaparken teslimatla ilgili şartları konuşmayı unutmayın. Başlangıçta sevikatı bizzat kendiniz yapmak isteyebilirisniz. Bunun için bir  kamyonet kiralamak oldukça basit. (Piyasada fiyat aralığı çok değişiyor, bu yüzden ilk önce iyice araştırın.) Eğer birkaç yüz kilometre yol gidecekseniz, mümkünse soğutucusu olan bir kamyon seçin. Teslimatta imzalar atılana dek sebzelerden siz sorumlusunuz. (Mutlaka teslim alındığına dair imza alın.) Anlaşmayı yaparken teslimat anında nakit ödeme almak üzere konuşun. İşinizi oturtup yatırımlarınızın karşılığına alana kadar, mal tesliminde nakit ödeme sistemi iyi bir yöntem. Hem böylece tahsilatta çıkacak gecikmelerle de uğraşmazsınız. Birçok müşteri bu anlaşmayı tereddütsüz kabul edecektir. İşi kurup iyi düzene soktuktan sonra ise, ülkenin çeşitli yerlerine sevkiyat yapabilecek bir taşımacılık hattı ile çalışabilirsiniz. Üretim yerinden nakliyat şirketine kadar olan tüm taşımacılık masrafları tedarikçiye aittir. Bitkleri seradan teslim aldığı andan itibaren tüm sorumluluk nakliyeci şirkete aittir. Nakliye anında doğabilecek her türlü hasar, nakliye şirketi tarafından anında ödenmelidir. Teslimatı kendiniz yaparken kamyonun içine koyacağıız karton kolileri, paletlerin üzerine oturtun. Eğer büyük sipariş aldıysanız kamyonu boşaltırken daha rahat edersiniz. ( Çoğu deponun yük boşaltmak için görevli vinç operatörleri olur, aksi takdirde koliler elle indirilir.)
 

Fatura ibraz etmek

Teslim edilecek bitkiler çiftliğiniz terk etmeden önce nakliye senedi doldurmanız gerekir. Göderdiğiniz kutuların adedini, boyutunu ve varacağı adresi yazın. Bazı durumlarda sizden bitkisel üretim denetleme damgası istenebilir, bunu da ilçenizin ilgili birimden alabilirsiniz. Bu fatura müşterinize kadar gider ve ağırlık tartma biriminde ibraz edilir. Bitkiler teslim edildiğinde fatura imzalanır. Faturanın bir kopyası mişteriye verilir, bir kopyası nakliye şirketinde kalır, diğer kopya ise yetiştiricide kalır. Bu faturaları iyi saklayın çünkü bunlar aynı zamanda malın teslim edildiğine dair kanıttır. Teslimat onaylanır onaylanmaz makbuzu imzalayın. Eğer 21 gün içinde ödeme alamazsanız fatura takibi başlatın. Otuz günden sonra ödemeyi kontrol etmesi için müşteriye telefon açın. Nakliye senedini saklayın.  

Tahsilat

Büyük market zincirleri genellikle 21-30 gün arası sürede ödeme yaparlar. Daha ufak zincirler ve yerel dükkanlar 10-15 gün arasında öderler. On gün içinde ödeme yapanlara yüzde iki indirim yapmayı teklif edebilirsiniz. Bu işten yine kazançlı çıkan siz olursunuz, hem de müşteriniz indirim aldığına memnun olur. Eğer kredi sağlamayı düşünüyorsanız alıcıyı önceden araştırın. Daha önce onunla iş yapmış başkalarına ulaşmaya çalışın ve kredi itibarlarını öğrenin. Ödeme konusunda hiç sıkıntı yaşayıp yaşamadıklarını sorun. Eğer sorun çıkmışsa sermayenin maliyetini kurtarın. Eğer ödeme zamanında yapılmazsa alıcıya telefon edin ve fatura üzerinde bir yanlışlık yapılmadığına emin olun. Bazı durumlarda, fatura üzerinde yapılan en ufak bir hata bile ödemeyi geciktirir. Bazı büyük market zincirleri faturaların hepsini merkes ofisin finans departmanına yollar. Muhasebe bölümünde ödemenizi yapacak kişiyi bularak ödeme sistemlerini öğrenin. Bu şekilde ne zaman ödeme alabileceğinizi bilirsiniz. Bir aksilik olduğunda aynı gün düzelttirin. Gecikmelerin önüne geçmenin en iyi yolu, faturada yazan adres ve toplam tutarı iki kez kontrol etmektir. Ayrıca fatura bastırırken üzerine şu şekilde bir uyarı da ekleyebilirsiniz: ‘Tüm hasarlar teslimat anından 48 saat içinde bildirilmelidir.’’ Aynı şekilde fatura üzerine şu koşulları da yazdırabilirsiniz: ‘On gün içinde yapılan ödemelerde yüzde iki indirim uygulanır.’, ’30 gün içinde yapılmayan ödemeler için eksik tutar üzerinde yüzde on sekiz faiz uygulanır.’ Ve artık geriye yaslanıp yeşilliğin tadını çıkarabilirsiniz.

Sosyal Medya

Diğer Yazılarımız